Başarı ve Mutluluk Üzerine

November 21, 2016

 

Sizin başarı tanımınız nedir?

 

Hedefinize niyet ederken sordunuz mu, bu soruyu kendinize? Kendinizi ne zaman başarmış olarak göreceksiniz? Kariyerinizde bir üst pozisyona çıktığınızda mı, mutlu bir evlilikte çocuk sahibi olduğunuzda mı, insanlarla etkili iletişim kurabildiğinizde mi, aylık gelirinizi iki katına çıkarttığınızda mı, haftada 5 kilo verdiğinizde mi?

 

Bir işte elde edilen iyi, güzel, yararlı sonuç olan başarı ölçütü herkes için farklı olabilir. Ayni hedefte bile, iyi, güzel ve yararlı sonuç herkese göre farklı bir anlam ifade edebilir. Herkes için aynı olan ise, başarı ile elde edilen içsel mutluluk hissidir. Mutluluk ise başarıya bağlı değildir. Onu hayata bağlayan anne sütünden başka bir şeyi olmayan tarlada doğan bir bebek bile, ona gülümsediğinizde size gülümser, mutludur çünkü. Özümüz bu kadar basittir aslında.

 

Gelişen zihin yapısı ve yaşamdan beklentiler ile hayatı karmaşıklaştıran hedeflerin sayısı oldukça fazladır. Dışsal amaç olarak adlandırabileceğimiz bu hedeflerden herkesin onlarca vardır. Hedef gerçekleşirse "başaracağım, mutlu olacağım" inancı ile sıkça karşılaşmaktayız . Peki, gerçekten neyi başarmak istediğinizi buldunuz diyelim. Gerçekten mutlu olacak mısınız, her hedefinizi gerçekleştirdiğinizde içsel mutluluğu yakalayabiliyor musunuz? Diğer yandan da bu hedefinizi nasıl gerçekleştireceksiniz, bunu gerçekleştirmek için ne gibi yetenek ve kısıtlarınız var, bir işe başlarken bunları planlıyor musunuz?

 

Hedefler tarif edilirken cümlenin sonlarının "istiyorum" ile bittiğini Koç olarak genelde duymaktayız. Bununla beraber arzu edilen durumun gerçekleşmesi için koşulların değişmesini “beklemek” ise yine oldukça karşılaştığımız bir durumdur. Örneğin şuradan para gelirse araba alabileceğim, bir üst yöneticim değişirse herşey daha iyi olacak gibi..

 

Öncelikle ulaşmak istediğiniz amaç her neyse zaten siz ona sahipsiniz. Evet sahipsiniz. Bunu, bu gücü bilseydiniz ne hissederdiniz? Mutluluk, tatmin, gurur, heyecan... O zaman hissedin onu. Tabi önce cümlenizi ...' ya sahibim, başardım oldu, yaptım, vb. şekilde söylemeniz gerekiyor, çünkü sahipsiniz. Hedefinize sahip olduğunu bildiğinizde iç motivasyonunuz çalışmaya başlar. Tabii bu durumda beklemekten de anlamsızlaşır. Çünkü beklediğiniz her neyse ona sahip değilsiniz demektir. 

 

Hayatımızın önemli bir bölümünü bekleyerek geçiyoruz. Sırada, kuyrukta, randevu yerinde beklemek bir yana daha da uzun süren bekleyişler var, örneğin maaş zammı, çocukların başarısı, terfi, evlilik teklifi, okulun bitmesi, bayram tatili, giden sevgilinin geri dönmesi,vb. Bekleyerek ne kazanıyorsunuz, "hiçbir şey", fark ettiniz mi? Beklemek rutin bir alışkanlıktır; oysa ki günlerce, aylarca, yıllarca bekleyerek her yeni anda, ona sahip olmadığımızı hatırlarız kendimize. Bu yazıyı okurken bile "hani yok bende şimdi, sanki ona sahipmişim gibi numaramı yapayım" diye düşünceler olabilir, zihninizde. O düşünceler sizin bugüne kadar öğrendiğiniz kalıplarının, size öğretilenlerin, şartlanmalarınızın ve egonuzun oyunlarıdır. Fark edin ve bırakın o düşünceleri ve sistemin gerçekte nasıl işlediğimi öğrenmek istiyorsanız okumaya devam edin.

 

"Yazının bundan sonraki bölümü bazı spritüel bilgiler içermektedir." Hazırsanız başlayalım…

 

Herşeyden önce kendinizi özgür bırakmanız gerekiyor. Ne demek özgür bırakmak? Zihnin oluşturduğu engelleyen inançların bir kenara konulması demek özgür bırakmak. “Ama” ile başlamayın cümlelerinize, unutun o kelimeyi, o şeyin sizde olmadığını inancını çöpe atın ve sadece bu anda kalın. Zihninizde hiçbir düşünce olmadan ne hissediyorsunuz? Korku, pişmanlık, endişe, öfke, mutluluk, beklenti... Hangisi?

Meditatif durumda yani hiçbir şey düşünmeden "boşlukta" hissedebileceğiz tek şey sevgi barındıran huzurdur, mevcudiyetinizdir. Başka hiçbir şey! Bununla da zaten siz içsel olarak mutlusunuzdur. Birçok kaynaktan düşüncelerinizden nasıl arınacağınızı bulabilirsiniz. 

Bu anı yakalayın ve o hissi unutmayın. Şimdiki anda olan mutluluğunuzun tadını çıkarın, şükredin, hayat budur. Bu kadar basittir. Tıpkı bir bebeğin hisleri kadar basittir. İçsel mutluluğu bilmeden gerçek anlamda mutluluğu elde edemezsiniz ve bu durumda da hedefler gerçekleşse bile tatminsiz olmamız kaçınılmazdır. Evlenseniz de, harika bir işe sahip olsanız da anda mutlu olmayı seçmediğiniz sürece, ne yaparsınız yapın mutlu olamazsınız. çünkü hayatın amacı dışsal hedefleri değil içsel hedefi gerçekleştirmektir. Tek hedef huzurla gelen mutluluktur. Bunun farkına varın. 

 

Gerçek hayatı anlamanız için Eckhart Tolle'nin Şimdinin Gücü kitabını okuyabilirsiniz.

 

"Dışsal amaç yatay uzay ve zaman boyutuna aittir; içsel amaç ise Varlığınızın zaman’sız-sonsuz Şirndi’nin dikey boyutunda derinleşmesiyle İlgilidir. Dışsal yolculuğunuz bir milyon adım içerebilir; içsel yolculuğunuz ise sadece bir adım içerir: Şu anda attığınız adım..."

Eckhart Tolle

 

Birinci adım tamamsa, sıra ikinci adımda.  Bir bakın mevcut durumda ne var? Sahip olduğunuz tek şey olan şimdide sadece adım atabilirsiniz. Peki, hangi adımları atmak istersiniz? Dikkatinizi sadece bu duruma odaklıyın. Geleceğe ya da geçmişe değil ve sorun kendinize: Kariyerinizin gelişmesinde size ne hizmet eder, evlenmek için önce ne olmalı, aday mı yoksa sizin atacağız bir adım mı, patronunuz mu sizinle konuşmalı yoksa, siz mi onunla, çocuğunuz mu size iyi davranmalı yoksa siz mi ona? Başarı için gerekli eylemi yapacak sizsiniz, kaçmamanız ve sorumluluk almanız gerektiğini fark edin. Ne planlarsanız onu elde edeceksiniz. İyi bir ürün elde etmek için iyi bir tohum ekmelisiniz, bakmalısınız, sulamalısınız, ilgilenmelisiniz, uygun koşulları oluşturmalısınız. Sizin tohumumuz nasıl, siz nasıl bir insansınız, ne yapabilirsiniz? Altın kural şudur: Her atacağız adım size ait olmalı ve sizi içsel olarak mutlu etmelidir. Toplumun size öğrettiği zoraki şeyler düşünmeyin, özgür düşünün. Tüm imkanlara sahipmişsiniz gibi düşünün.

​​

 

Üçüncü adımda yazın onları, aklınıza gelen her şeyi adımları yazarken geçmişin artık olmadığını, geleceğe de sahip olmadığınızı tekrar hatırlayın. Şu an var sadece ve şu anda aynı olumsuz durumları tekrar seçmeyin. Pozitif ve sizi mutlu edecek şeylere odaklanın.  

 

 

Başka, başka, başka,… Yazdıkça sorun kendinize. İmkânsız gibi gelen şeyleri de yazın. İmkânsız diye bir şey yoktur, çünkü bir başkası başardıysa bir yöntem var demektir, siz de başarabilirsiniz. Örneğin, iş açmak istiyorsunuz paranız yok diyelim, para yok diye değil de para kaynağını nasıl yaratırım diye düşünün. Her alternatifi yazın. Evlenmek istiyorsunuz, aday yok diye şartlamayın kendinizi.  Önce mevcut durumu kabul edin, huzuru hissedin ve neler yapabileceğinizi keşfedin içinizde. Kendinizdeki güçlü yanları yazın. Özgürce düşünmek çok keyiflidir. Liste kabardı mı? Güzel... Şimdi diğer adım. 

 

Sıralayın, önce hangisinden başlayabilirsiniz, hemen bugün ne yapabilirsiniz? Ertelemediğinizde elde edeceğiniz kazançlarınızı düşünebilirsiniz. Hayatınızdaki öncelikleri belirleyin. Bu amacınız ya da bu adımınız neyin önünde, neyin gerisinde? Kendinizdeki güçlü yanları başarınız için nasıl kullanabilirsiniz, hissedin, planlayın. Şunu, şu özelliğimi kullanarak elde edebilirim, diye notlar alın.

 

Listeniz tamamsa işin yarısını başardınız demektir, gerisi uygulama artık ve sonra ona ulaştınız. O ile kastettiğim mutluluktur. Sizi mutlu edecek birçok eyleminiz var. Başardığınız her adımınız sizi motive edecektir. Her adımdan sonra içsel mutluluğunuzu kontrol edin, hissedin. Mutluluk varsa doğru yoldasınız. Zoraki adım atıyorsanız yine geçmişin şartlanmaları ile geleceğe odaklanmışsınız, yanlış olan durumlar var, demektir. Durup gözlemleyin kendinizi. Kendinize dışarıdan bakın, ikinci bir sizle sorgulamadan değerlendirin kendinizi ve tekrar sorun daha farklı ne yapabilirdim diye?

 

Böyle böyle içinizdeki mutluluğu yaşayarak ertelemeden devam edin adımlarınıza. Sonucu izleyin, şimdi artık ona sahipsiniz. Aslında, ta en başta sahip olduğunuz gibi. Temelde hedeflenen tek amacın bu mutluluk olduğunu hatırlayın. Bunu hissettiğiniz sürece amacınız gerçekleşse de gerçekleşmese de ne fark eder? Sizi mutlu eden başka bir şey gerçekleşmiştir, keyfine varın. 

Ya, sizi mutlu etmeyecek eylemlerle, sizi mutlu etmeyen bir hedef gerçekleşseydi? Siz artık yöntemi biliyorsunuz.

 

Tebrikler..

 

Pınar TAŞCIOĞLU / Purple & More Coaching

Yazılarımın izinsiz veya kaynak gösterilmeden kopyalanması sizin vicdani bir etiğinizdir.

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

En Yeniler..

Eğrisi Doğrusu ile Koçluk

January 21, 2019

1/10
Please reload

Bizdekiler..

May 8, 2017

February 20, 2017

February 13, 2017

Please reload

Ara..
  • Facebook Classic

Yazılarımın izinsiz ya da kaynak gösterilmeden kopyalanması sizin vicdani etiğinizdir.