EGO'suz Var Olma

May 8, 2017

Bir önceki yazımda kendini kabul etme ve var olmadan bahsetmiştim. Bu yazımda kendini kabul etmeniz yolundaki en önemli engel olan egodan bahsedeceğim.

 

Ego nedir, ne değildir; yararlı mıdır, ne işe yarar konuları tartışılmaya devam etsin ben size egosuz bir hayatla nereye varabileceğinizi anlatacağım. Kısmen spiritüel bilgiler içeren bu yazının sonunda;

Egoyu yok etmeye başlayarak, kendi özünü keşfetmek için bir adım atacaksın. Tabii eğer bunu seçersen…

 

 

EGO YALANI

 

Ego senin hakikat olarak kabul ettiğin en büyük yalandır.

 

Osho

 

Öncelikle ailemiz başta olmak üzere ilk doğduğumuz andan itibaren çevremiz bize etiketler koyar: Şirin bebek, başarılı çocuk, güzel kız, benim oğlum doktor olacak, okumazsan adam olamazsın, gördün mü bak haksızsın, sen her şeyin en güzelini hak ediyorsun, vb. gibi. Tabii bir de ego cümleleri vardır: Sen benim kim olduğumu biliyor musun, ben iyiyim sen kötüsün, iş bulmak zordur, bu işte ondan daha iyisi yoktur, nasıl olsa yarın yaparım, geleceğim konusunda oldukça endişeliyim, ama senin baban bana hakaret etti, vb.

 

Çocuk bir ego ile doğmaz. Geçmişte ve gelecekte yaşayan, tek amacı hükmettiği kişiye

haklılığını kanıtlamak olan ego siz değilsinizdir. Herkesin tam ve eşit olarak yaratıldığı tek gerçektir. Dikkat: Bunun doğru olmadığını söylemek için “ama”  ile başlayan cümleler üretiyorsanız egonuz devrededir.

 

Çocuklar saf bir benlik ile doğar. Örneğin, bir baba çocuğuna sen aptalsın derse, çocuk bir süre sonra aptal kimliğine bürünür. Öte yandan aynı çocuk başka bir babanın evladı olsaydı ve hep zeki  olduğu söylenseydi, o çocuk karşısına çıkan durumlarda kendisinin zeki olduğunu düşünerek tepkiler verecekti. Oysaki; gerçek, o çocuk ne zeki ne de aptaldır. Kime göre zeki, kime göre aptal? Bir cevabı var mı, sizce? Sizi başkalarından ayıran her türlü kelime egosaldır.

 

Özünün en derininde sen bir birey değilsin, sen evrenselsin.

Osho

 

Yazının Asıl Amacı

 

Yaymakta olduğunuz tüm negatif enerjiler egonuzun ürünüdür. Ego sizin gerçek özünüzün tam tersidir. Yani ego da siz değilsinizdir. Siz kendiniz gibi davranmazsanız da kendinizi, yani var olma amacınızı keşfedemezsiniz. Sizin bu dünyadaki var olma amacınız her ne ise; öncelikle kendi varlığınızı olduğu gibi kabul edip buna saygı duymalısınız. Bunu da ancak ego barındırmayan büyük bir sevgi ile kendinizi kucaklayarak gerçekleştirebilirsiniz. İşte insanı asıl tekamül (olgunlaşma, evrim) ettiren ve hayatında ruhsal olarak gelişmesini sağlayan budur. Ruhsal gelişme sağlanamazsa da, bazen sahte mutluluklarla bazen de bir türlü sizi tatmin etmeyen geçici mutluluklarla bu hayattaki yolculuğunuzu tamamlarsınız.

 

İşin özü olarak ego olmadığınızı fark ettiyseniz, devam edelim..

 

Egolarından arınıp kendini kabul edenler, kendilerinden kaçmazlar, kendilerini yargılamayı bırakırlar, onun yerine kendini anlamaya, kendinin farkında olmaya başlarlar. Dolayısı ile; kendini kabullendiğinde kaçacak bir şey kalmaz.

 

Egolardan kurtulmak için zihninizi kontrol etmeniz gerekmektedir. Bir an için ruhunuzun uzay boşluğunda tek başına olduğunu düşünün. Orada mutlak bir sessizlik vardır. Kariyer hedefi, rekabet, para, tartışma, bedensel kusurlar, öfke, kendini kıyaslayacak birileri gibi hiçbir kavram olamaz. Sadece siz varsınız, var olmuş bir ruh, bedeninizin önemi yoktur. Geriye, tek amacınız "var olmak" kalır. Koşullara rağmen var olduğunuzu / yaşadığınızı fark ettiğinizde de zihniniz susar, egolar gider.  Egonuzu ve zihninizi kontrol ettiğinizde tüm çatışmalar biter ve saf mutluluğu hissedersiniz. Bu dünyada bile bir anlığına hiçbir şey düşünmediğiniz an, içinizdeki huzuru bulabiliyor musunuz?

 

En basit anlatımla içinizdeki huzur hiçbir koşula bağlı değildir. Sadece kendinizi olduğunuz gibi her halinizle kabul etmeniz önemlidir.

 

Kendimizi kabul etmeyi unutmak ve egolarımızın bizi yönetmesine izin vermek yapılan en alışılagelmiş durumlardandır. Dolayısı ile, fiziksel kabullenmemeler, içimizdeki çocuğu unutmak, kayıp parçalarımız ve kendini mükemmel görmeme gibi ego ürünü hatalar, tekamül yolculuğumuzda da bize sorun çıkartır. Oysa ki, tekamül etmek yani ruhsal anlamda gelişmek bizim fiziksel ve aurasal titreşimimizi (vibrasyonumuzu) arttırır. Bunun tercümesi; kendimizi kabul ettiğimizde, içsel huzuru ve mutluluğu yakalarız ve pozitif bir enerjiye geçeriz ve biz pozitif bir enerjide olduğumuz için kuantum çekim yasasına göre bizimle aynı enerjideki pozitif şeyleri kendimize çekeriz. (*Kuantum çekim yasasına göre benzer benzeri çeker.)

 

Aslında, yaşadığınız dünyada bir hedefiniz var ise, onu gerçekleştirmek için hırs, öfke, rekabet, tartışma, yalan, başkasının üstüne basma ya da haklı olma eylemlerine ihtiyacınız yok. Siz kendinizi kabul ettiğinizde sizi mutlu edecek olan zaten size gelecek. İş yerinde başkasını ezerek zirveye ulaştığınızı varsayalım. Zirvede olsanız bile içsel olarak mutlu olmanız beklenemez. Zihin seviyesinde tatmin olsanız da, bilinçaltınız o kişilere haksızlık yaptığınızı bildiği için negatif enerji yayarsınız ve siz "kalıcı" mutluluğu yakalayamazsınız. Hayatınızın başka bir alanında tatminsiz veya mutsuz olabilirsiniz. Başınıza anlam veremediğiniz kötü olaylar gelebilir, hasta olabilirsiniz. Amacınız mutlu ve huzurlu olmaksa, buna değer mi?

 

EGODAN KURTUL VAROL

 

Egonuzun sizi yönetmesine izin vermek yerine siz onu yönetmeyi seçmek ister miydiniz?

 

Eğer bunu seçerseniz, var olma yolunda önemli bir adım atmış olacaksınız. Bu seçimi gerçekleştirmek sizin bu yaşamdaki tekamül süreciniz olacaktır. Tekamül de neymiş, ben bununla uğraşamam, 2 evim, 1 arabam, ailem ve düzenli de bir gelirim var bana yeter, diye düşünüyorsanız, o zaman egonuz sizi tekrar ele geçirdi, demektir. En son ne zaman huzuru yakaladınız, en son ne zaman kendinize etiket eklemeden var oldunuz? Bu hayattaki amacımız; mal, mülk ve çevre edinmek mi, yoksa kendini gerçekleştirmek, yani var olmak mı? Tabii ki hayatta yaşamak için "egonuzu kontrol ederek"  sahip olunması gerekenler var peki, asıl sahip olunması gereken kendini keşfedip var olma kaçıncı sıranızda geliyor? Bunun için ne yapıyorsunuz?

 Ne için yaratıldınız?

  • Egosuz siz, nasıl bir siz oldurdu?

  • Kendinizi olduğunuz gibi kabul etseydiniz ilk önce neyi değiştirdiniz?

  • Yaşam size ne diyor?

  • Şu an içinizde neler oluyor?

Sizin için de artık bir kutu açıldı. Bu yazıyı okumanız tesadüf değil, kendiniz sizi çağırıyor..

 

Kendinizi kabul etmeniz ve var olma amacınızı keşfetmeniz dileğiyle,

 

Pınar TAŞCIOĞLU / Purple & More Coaching

Yazılarımın izinsiz veya kaynak gösterilmeden kopyalanması sizin vicdani bir etiğinizdir.

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

En Yeniler..

Eğrisi Doğrusu ile Koçluk

January 21, 2019

1/10
Please reload

Bizdekiler..

May 8, 2017

February 20, 2017

February 13, 2017

Please reload

Ara..
  • Facebook Classic

Yazılarımın izinsiz ya da kaynak gösterilmeden kopyalanması sizin vicdani etiğinizdir.