Kendini Tanıma / Duygular ve Düşünceler

May 21, 2017

 

Duygular düşüncelerimizi yönetir, düşüncelerimiz de hayatımızı.. Tabii ki bir de tam tersi düşünceler duyguya dönüşür duygular da hayatımıza..

 

Hangisi var olmanıza hizmet eder?

Duygu ve düşüncelerinizin var olmanıza etkisini hiç düşündünüz mü?

 

 

DUYGULAR

 

Kalp bir ara istasyondur, varış istasyonu değildir.

Son istasyon senin varlığındır; yol orada biter. Çünkü başka gidecek hiçbir yer yoktur. 

Osho

 

Duygular, çevreden gelen mesajlar gibi, bizim iç dünyamızdan gelen mesajlardır. Kendini tanımak isteyen bir kişi için yaşadığı duygular en önemli rehberdir. Kendini tanımak isteyen kişi yaşadığı duyguyu ve anlamını izlemelidir. Sonrasında da bu duyguyu yaşamasına etken olan kişilik özelliklerinin neler olduğunu tanımlayabilirse iç dünyasında neler olup bittiğini anlayabilir. 

 

Duyguların kaynağı genetik kodlarımızla başlar, yaşadığımız ve anlamlandırdığımız şeyleri hisse dönüştürmemiz ile devam eder. Duygu, düşünce değildir. Düşüncenin doğruluğu ve yanlışlığı tartışılabilirken, duyguların doğrusu ve yanlışı diye bir kavram yoktur. Duyguyu hissedersiniz, hissetmemeyi seçemezsiniz. Duyguları bastırmak, onları görmezden gelmek iç dünyamıza açılan kapının kapatılması gibidir. Biz ancak duygularımız aracılığı ile kendimizi tanıyabiliriz.

 

 

DÜŞÜNCELER

 

Düşünce sana doğru cevabı veremez çünkü düşünce sadece bilineni tekrar edebilir. Düşüncenin bilinmeyen hakkında bir görüşü yoktur. Hiç bilinmeyen hakkında düşünmeyi denedin mi? 

Osho

 

Düşünceler ise, hissettiğimiz duyguların zihnimize yansımasıdır. Duyguların aksine düşünceler dış evrenden gelir ve zihnimize yansır. Sonra da o düşünceye bir duygu yüklersek, içimize aktarılmış olur. Başkalarının düşünceleri, öğretiler ve yaşanan olaylar bizde yarattığı duyguya göre içimizde saklanır. Aynı olay ve düşünce herkeste aynı duyguya dönüşmeyebilir. Örneğin, bir kedi görmek bazı kişilerde sevecenlik hissi yaratırken, bazı kişilerde korku yaratabilir. Yaşanan olay karşısındaki duygularımızı geçmiş tecrübelerimize dayanarak biz seçeriz. 

 

 

Duygu ve düşüncelerin hayatımızda ve var olma yolumuzdaki yapı taşlarıdır, Osho'nun dediği gibi ara istasyonlardır. Duygular ve düşünceler sürekli olarak etkileşim halindedir. Duygular düşüncelerden etkilenir, düşüncelerde duygulardan etkilenir. Düşüncelerinizi başkasına emanet etmek duygularınızı da etmektir. 

 

 

Bu yazımda düşüncelerinizi yönetmenin önemi üzerinde duracağım. Bunun ilk adımı çevremizden gelen düşüncelerin fark edilmesi ve yönetilmesidir.

 

Tavsiye aldığınız kişiler, rol modelleriniz, çevreden gelen şartlanmalar mı düşüncelerinizi yönetiyor yoksa özünüz olan duygularınız mı?

 

AKIL VERME

 

Çevremizdeki kişiler genelde akıl verme eğilimdedir. Kişi bir tecrübe yaşamıştır, bu tecrübe kendisinde olumsuz sonuçlar doğurmuş ve negatif duygular hissetmeyi seçmiş olabilir. Ya da daha da kötüsü egosunun bir ürünü olarak bilinçaltında sizin o işi başarmanızı istemiyor olabilir. Bu kişiler, özellikle bir işi nasıl ve neden başaramayacağınızı çok güzel anlatırlar. Onları dinlemeye başladığımızda inanma güdümüz nedeniyle onlara hak verme eğilimi seçebiliriz. Bu da korku, çekinme, kaygı gibi duygularımızı tetikleyebilir ve o işi yapmaktan vazgeçmemize neden olabilir. 

 

Başka bir kesim de sizi kendisi o yoldan gitti diye olmadık, size uymayacak yollara sokabilir. Yine güven ve inanç duygumuzla atıldığımız bu serüven şansınız yaver gitmezse sizi yarı yolda bırakabilir ya da başka fırsatları görmenize engel olabilir.

 

Başkalarının fikrini "gözlemci kalarak" içselleştirmeden pozitif olduğu sürece dinleyebilirsiniz. Bununla beraber, özünüze dönüp kendinizi dinleyip alacağınız kararlar ve belirleyeceğiniz yöntemler iç inancınızı, motivasyonunuzu ve özgüveninizi destekleyerek o işi başarmanızı sağlayan en kolay çözümdür. Özünüze dönüp dinlemek, derin bir konsantrasyon gerektirir. Örneğin, o iş karşısında kaygı hissediyorsanız içinize açılan bu kapıdan içeri girip bakmalısınız. Kaygının kaynağı nedir, dayanağı var mı, geçmişteki bir tecrübe mi, şartlanma mı? Kaynağı tespit ederseniz çözüm üretme şansı yakalarsınız. Ya da bu iş sizin için gerçekten hayırlı değilse, onun da işareti size gelecektir, yeter ki bu işareti talep edin.

 

OLUMSUZ DÜŞÜNCELER AŞILAMA

 

 

 

 

Düşünce ödünç alınır. Senin tüm düşüncelerin sana başkaları tarafından verildi. Bak: Sana ait olan, hakikaten sana ait olan, senden doğmuş olan tek bir düşünce var mı? 

Osho

 

 

 

 

 

 

Çevremizdeki kişilerin bize aşılamaya çalıştığı diğer düşünceler ise; dedikodu, kıskançlık, çekememezlik ya da taraf tutma üzerine yapılan diyaloglar ile gelir. Bunlar negatif enerjiler yayar ve kimseye bir yararı yoktur. Başkasının düşüncesi ve negatif enerjisi size bulaşmış olur. Bu ön yargı, haset etme, ayrışma, kaygı, üstünlük ve öfke hissetme gibi duygulara dönüşebilir. Oysa ki, hepimizin TEK'ten geldiği ve hepimizin özünde aynı olduğu düşüncesi ile hareket etsek herkesin ne kadar mutlu mesut geçinebileceğini düşünebiliyor musunuz? İş yeri kavgaları, politik ayrışmalar, dini bölünmeler, holiganlık, eşler arasındaki çatışmalar bu diyalaogların sonucunda oluşan duygular nedeniyle gerçekleşebilir. Asıl soru, karşıdaki kişinin kendi duygu ve düşüncelerinden kaynaklanan bu durum kime hizmet eder? Bu bilgi gözlemci olmadan olduğu gibi kullanılırsa kimseye hizmet etmeyeceği kesindir. Kim bir sonuç elde ettiğini düşünürse düşünsün negatif enerjiden pozitif bir enerji açığa çıkmayacağı asıl gerçektir. Hayatlarının bir alanında kazanırken diğer alanında kaybetmeleri sıkça görülen bir durumdur.

 

Örneğin; eşiniz ile yaptığınız tartışmada siz haklı oldunuz, diyelim. Haklı olmaya çalışmak ego ürünü bir eylemdir ve haklılığınızı kanıtlamaya çalışarak sadece egonuzu beslersiniz, bu da tekamülünüz ve kendinizi keşfetme yolunuzdaki yeni bir taş gibidir. Eşinizin kalbinin kırılması ve kavga sırasında açığa çıkan negatif enerjiler de size karmanız ile geri dönecek diğer bir konudur.

 

DÜŞÜNCEYİ GÖZLEMLEMEK

 

Çevreden ve kendi özümüzden her gün mesajlar almaktayız. Bizde öncelikle düşünceye neden olan bu mesajları duyguya dönüştürürken kendiniz olma yoluna taş koymamak için gözlemci kalmak önemlidir. Gözlemlemek çıkarım yapmadan incelemeyi içeren bilgi toplama eylemdir. Gözlem, hem kendimize hem de dış çevreye yapılır (İçsel gözlem, dış gözlem). Size bir bilgi ulaştığında kendiniz olmanıza bu bilgi nasıl hizmet edebilir, gözlem aracılığı ile keşfedebilirsiniz.

 

Gözlem yapmadan kabul edilen başkalarının düşünceleri, tecrübeleri ve duyguları sizi özünüze mi yaklaştırır yoksa özünüze giden yol üzerine bir set mi çeker? Diğer önemli bir soru da başka blog yazılarımda sıkça bahsettiğim hayatta talep ettiğiniz hedefler, sizin özünüze mi hizmet eder, yoksa egonuza mı? (bakınız Ego'suz Var OlmaKendini KABUL ET ve Var OL)

 

 

İŞİN ÖZÜ...

 

Kendiniz olma yolunda ödünç alınmış düşünceleri bırakarak gözlemci olarak sadece özünüze yönelmek ve kendinizi dinlemek size fayda sağlar. Bunu nasıl mı yapacaksınız? İster elde etmek istediğiniz duyguyu tarifleyen bir dua, ister meditasyon, ister içten kılınan bir namaz, isterseniz de çevrenize ve kendinize gözlemci kalıp hayat bana ne diyor, diye sorarak.. Seçim her zamanki gibi sizin... Kendinize bir şans verin..

 

Kendinizi kabul etmeniz ve var olma amacınızı keşfetmeniz dileğiyle,

 

Pınar TAŞCIOĞLU / Purple & More Coaching

Yazılarımın izinsiz veya kaynak gösterilmeden kopyalanması sizin vicdani bir etiğinizdir.

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

En Yeniler..

Eğrisi Doğrusu ile Koçluk

January 21, 2019

1/10
Please reload

Bizdekiler..

May 8, 2017

February 20, 2017

February 13, 2017

Please reload

Ara..
  • Facebook Classic

Yazılarımın izinsiz ya da kaynak gösterilmeden kopyalanması sizin vicdani etiğinizdir.